Psikolojik

Aslında, benim de karışık bir psikolojik sorunum var.

You know, I have a complicated psychological issue, too.

Seni haftaya ararım. uzun süreli psikolojik travma diğer bir deyişle işkence.

I'll call you next week. and long-term psychological trauma. In other words, torture.

Tanrı bilir ne tür psikolojik ve fiziksel tacize maruz kalmış.

God knows what kind of psychological and physical abuse she's suffered.

Sadece psikolojik bir etkisi olur. Yapabileceğim başka bir şey yok.

It's just a psychological effect There's nothing I can do.

Hapiste harika bir uyuşturucu danışmanım vardı ve psikolojik tedavi gördüm.

I had a wonderful drug counselor in prison and I received psychiatric treatment.

Benim de karışık bir psikolojik sorunum var.

I have a complicated psychological issue too.

Psikolojik değerlendirme, alkol ve madde bağımlılığı belirtti.

Psychological evaluation: alcohol and substance addiction indicated.

Evet, sen çok ilginç psikolojik bir fenomensin.

Yes, you are a very interesting psychological phenomenon.

Psikolojik yardıma ihtiyacı olan bir sürü çocuk var.

There's a lot of kids that need psychological help.

Belki de bir kadın duygularını incitti ve psikolojik bir sorun yaşadı.

Maybe a woman hurt him and he developed a psychological problem.