Taggart'ın

Organik bir bileşik Bowen'ın giysilerinde ve Taggart'ın kırmızı ayakkabılarında da vardı.

An organic compound, also present on Bowen's clothes and Taggart's red shoes.

James Taggart'ın düğünü bu akşam.

James Taggart's wedding is this evening.

Oh, Taggart'ın Ateş kuşu masallarına inanmıyorsun, değil mi?

Oh, you're not buying into Taggart's crazy firebird fairy tales?

Taggart'ın küçültme cihazını kullandın değil mi?

You used Taggart's shrinking machine, didn't you?

Taggart'ın kazlarını gördün mü?

Did you see Taggart's geese?

Taggart'ın karşımı, farklı peptit dizi etkisi yapıyor.

Taggart's cocktail affects a different peptide chain.