açıdan

İkiniz de daha iyi farklısınız. Farklı ama daha iyi bir açıdan.

You're both better different in a different but better way.

Ama bu işler açısından için kötü olabilir.

But that could be bad for business.

Bu açıdan o kadar da farklı değiliz.

We're not so different in that way.

Hasta için, yeni bir bakış açısı ölüm ve yaşam arasındaki farkı ifade edebilir.

For the patient, a fresh perspective Can mean the difference between living and dying.

Gerçek şu ki, bu bakış açısıyla Rocky Horror bu kulüp için harika bir şov.

The truth is, with that perspective Rocky Horror is the perfect show for this club.

Bir de şu açıdan bak.

And look at it this way.

Şu açıdan bak o zaman.

Look at it this way then.

Oh evet, ama bu iyi bir malzeme, bütün bu öğrenci sporcu bakış açısı ilham verici.

Oh yeah, but this is good stuff, this whole student athlete angle is very inspiring.

Ama bu çocuklar açısından çok farklı.

But it's different with the children.

Bir de bu açıdan düşün.

Think of it this way.