Turkish-English translations for açık hava:

outdoors, outdoor · open · open-air · alfresco · other translations

açık hava outdoors, outdoor

Yani, sadece aile ve yakın arkadaşlarla küçük bir açık hava düğününe karar verdik.

So, we've decided on a small, outdoor wedding, just family and close friends.

Açık hava konseri için iddialı bir seçim.

That is a bold choice for an outdoor concert.

Bir çok spor ve açık hava aktiviteleri var.

A lot of sports and outdoor activities.

Click to see more example sentences
açık hava open

Biraz daha açık havaya ihtiyacım var.

I need a little more open air.

Açık hava ve güneş ışığı.

Open air and sunshine.

Onu görmeye gittim ama onun yerine açık bir hava kanalı gördüm.

I went to go see him. Instead, I saw an open air duct.

Click to see more example sentences
açık hava open-air

Biraz daha açık havaya ihtiyacım var.

I need a little more open air.

Açık hava ve güneş ışığı.

Open air and sunshine.

Onu görmeye gittim ama onun yerine açık bir hava kanalı gördüm.

I went to go see him. Instead, I saw an open air duct.

Click to see more example sentences
açık hava alfresco

Ben Dizimi çarptım bir, ah biraz açık havada dans dersi.

I banged my knee up on a little, uh alfresco dancing lesson.

Şey bu arada, yazarlar açık havada yiyecekler bu gece.

And the The writers are eating alfresco tonight.

Bu arada "Alfresko" da açık havada yemek demek.

Alfresco"means" dining in the open air.

Click to see more example sentences