Turkish-English translations for açılış:

opening, open · inaugural, inauguration · keynote · landing · launch · boot · other translations

açılış opening, open

Biri ya da bir şey bana ölümü haber vermek için geldi ve ön kapıyı açtı.

Someone or something called to bring me news of her death and opened the front door for me.

Çünkü o bir rahip Kapıyı lütfen.

Because he's a priest. Open the door, please!

Hadi, George, kapıyı.

Come on, George, open up.

Click to see more example sentences
açılış inaugural, inauguration

Bay Başkan, açılış törenini geciktirmenizi tavsiye ediyoruz.

Mr. President, we advise delaying the inauguration ceremony.

Sanırım bu da seni açılış konuğu yapar.

I suppose this makes you my inaugural guest.

Yarın sabah yeni bir banka açılıyor.

Tomorrow morning a bank is being inaugurated.

Click to see more example sentences
açılış keynote

Peter Florrick'in evliliği onun gizli silahı, açılış konuşması değil.

Peter Florrick's marriage is his secret weapon, not some keynote address.

Bu, ABA'nın açılış konuşması ve sen de insanları etkilemeye çalışıyorsun.

It's the keynote speech at the ABA, and you're trying to impress people.

Üç kitabı var ve bugün öğleden sonra açılış konuşması yapıyor.

Three books, and he's doing the keynote this afternoon.

Click to see more example sentences
açılış landing

Ve belki de o bana batı topraklarını açtı.

And maybe he's opened the western lands for me.

Ya Stiletto bana kırmızı-mavi görüntü ile bire bir görüşmenin yolunu açarsa?

What if stiletto could help me land a one-on-one with the red-blue blur?

İniş takımları açıldı.

Landing gear deployed.

Click to see more example sentences
açılış launch

Üç numaralı atış kapısı açılıyor.

Number three launch door opening.

Lemuria Yıldızı'nın uydu fırlatma dosyasını .

Open Lemurian Star's satellite launch file.

Ana fırlatma kanalları açılıyor.

Main launch tubes opening, sir.

açılış boot

Sakharam, bagajları hızlıca açın.

Sakharam, open the boot quickly.