Turkish-English translations for ağırbaşlı:

dignified, dignify · demure · sober · respectable · serious · grave · sedate · matronly · other translations

ağırbaşlı dignified, dignify

Zarif ve şık ve ağırbaşlı ve seçkin biri olduğunuzu söyledi.

She said you were elegant and stylish and dignified and distinguished.

Ağırbaşlı bir adamı olman gerekiyor.

You're supposed to be a dignified businessman.

Ayrıca sade ve ağırbaşlı bir şey giy.

And wear something simple and dignified.

Click to see more example sentences
ağırbaşlı demure

Bence sen oldukça gençsin o ise senden biraz daha büyük ve biraz daha ağırbaşlı.

I think you're too young and he's just a little bit older and a little bit more demure.

Benim niyetlerim için çok ağırbaşlı.

She's too demure for my attentions.

Sessiz ve ağırbaşlı.

Quiet and demure.

Click to see more example sentences
ağırbaşlı sober

Sen harika, güzel, ağırbaşlı bir kadınsın.

You are a wonderful, beautiful, sober woman.

Ağırbaşlı, duyarlı, saygıdeğer bir erkek.

A sober, sensible, respectable man.

Dürüst, hassas, ağırbaşlı, zararsız Holly Martins.

Honest, sensible, sober, harmless Holly Martins.

ağırbaşlı respectable

Ağırbaşlı, duyarlı, saygıdeğer bir erkek.

A sober, sensible, respectable man.

O zaman beni bu saygıdeğer-ağırbaşlı hayattan kurtarın!

Then save me from this respectable-dignified life!

ağırbaşlı serious

Siz ve dedektif Crews çok sevimli ve ağırbaşlı beylersiniz. Ama Mickey Rayborn benim müşterim.

You and detective crews are terribly sweet and serious gentlemen, but mickey rayborn's my client.

Ağır hafiflik, Ağırbaşlı uçarılık.

Heavy lightness, serious vanity.

ağırbaşlı grave

Bodrumda, şeytanın amblemi bulunan maskeli bir cellat Ağırbaşlı bir şekilde korkunç makineleri yönetmektedir

In the cellar, a masked executioner with the devil's emblems presides gravely over the horrible machines

ağırbaşlı sedate

Anneyle baba, daha ağırbaşlı giydirilmişti" "Bay Clutter lacivert pazenler, karısıysa lacivert bürümcükler içindeydi.

The parents were more sedately attired, Mr. Clutter in navy-blue flannel, his wife in navy-blue crepe.

ağırbaşlı matronly

Başhemşire, kulağa oldukça ağırbaşlı geliyor.

Matron sounds rather, well, matronly.