Turkish-English translations for ağızlı:

mouthed, mouth · other translations

ağızlı mouthed, mouth

Güzel biri değildi ama öyle bir ağzı vardı ki orada bekleyen başka bir dünya vardı.

She was not beautiful, but she had this mouth There was another world waiting there.

Jake ve onun kocaman şişman ağzı.

Jake and his big, fat mouth.

Bu kadının ağzına bir şey lazım.

That woman needs something in her mouth.

Click to see more example sentences