Turkish-English translations for :

networking, network · net, netting · web · cobweb · subnet · crotch · system · LAN · plexus · other translations

networking, network

Tek bir kişi mi yoksa bir bilmiyoruz.

We don't know if he's one person or a network.

Ben, bu iz sürücüleri için standart bir anlaşma.

Ben, that's the standard deal for a network stalker.

Şey, çok büyük bir var, değil mi?

Well, there is a vast network, right?

Click to see more example sentences
net, netting

Bana sadece biraz ekmek, büyük bir ve topaç ver.

Just give me some bread, a big net and a hammer.

Yeni bir al.

Get a new net.

Şu çantada bir var.

In that bag, there's a net.

Click to see more example sentences
web

Küçücük bir örümcek için ne kadar da çok var.

Oh, that is a lot of web for a wee little spider.

Rotterdam, Durban, San Francisco, Singapur. Gemilerimiz kıtalar arasında dokuyor.

Rotterdam, Durban, San Francisco, Singapore, our ships weave a web between the continents.

Hadi atıcılar. Şimdi olmaz!

Come on web shooters not now!

Click to see more example sentences
cobweb

Örümcek ağları olan bir dekoratör gibi bir şeyim.

Kind of like a interior decorator with cobwebs.

Çok büyük örümcek ağları gibi.

It looks like very big cobwebs.

Örümcek ağları fazla olmuş?

Too much on the cobwebs?

Click to see more example sentences
subnet

Sarah'nın çalışma istasyonu alt ağdan izole edilmişti.

Sarah's workstation was isolated from the subnet.

Alt ağlarda hasar var.

The subnet's been crashing.

crotch

Makarna de la !

Pasta de la Crotch.

Eğer Krypto gelip senin ağına

If Krypto sniffs your crotch

system

Sistem mimarisi, kurmak ve güvenlik.

System architecture. Networking and security.

LAN

Makarna de la !

Pasta de la Crotch.

plexus

Merkezi , çoklu yenileyen güvenlik ızgaraları tarafından korunur.

The central plexus is protected by multiregenerative security grids.