Turkish-English translations for ağaçlı:

wooded · forested · wooden · other translations

ağaçlı wooded

Ve eğer bu yeterli değilse, şu ağaçların orada bir yerlerde,

And if that's not enough, somewhere out there in those woods,

Bu ağaç çok ısınmış ve çok hızlı yanmış.

This wood burned very hot and very fast.

Sahibi de zengin olmalı çünkü bu İngiliz ağacı değil.

Rich owner, too. Cos this is not English wood.

Click to see more example sentences
ağaçlı forested

Hey, biliyor musun Madagaskar ormanlarında, Şeytan Ağacı diye bir ağaç vardır.

Hey, did you know that in the forests of Madagascar there's a Devil Tree?

Biraz daha ağaç ve su.

More forest and water.

Orman havası ve bu sağlam ağaçlar artık benim öğretmenlerim.

The forest air and this Sturdy tree are my teachers now.

Click to see more example sentences
ağaçlı wooden

Ağaç sınırının arkasında bir toprak yığınının altında ahşap bir ambar kapağı var.

Behind the tree line there's a wooden hatch under a mound of dirt.

Bana bir ağaç kılıç atın.

Throw me a wooden sword!

Ağaçlar içinde bir at. Ahşap çerçeve.

Horse with the trees, wooden frame.

Click to see more example sentences