Turkish-English translations for ağlamak:

cry · to cry · weep · wept · sob · to weep · snivel · whine · mourn · to mourn · other translations

ağlamak cry

O daha iyi bir yerde ise Tamam ama, o zaman neden ağlıyor çocuklar şu anda?

Ok, but if he's in a better place, then why are the boys crying right now?

Bir kaç gün sonra resimler eve geldiğinde annem nasıl ağlamıştı.

A few days later when the pictures came home, how mama cried.

Ev ağlamaya başladı. Ve ağladı.

The house started crying and crying

Click to see more example sentences
ağlamak to cry

Bir bara gitmek, sarhoş olmak ve bir bebek gibi ağlamak istiyorum.

Okay? I wanna go to a bar, get drunk, and cry like a baby.

Sadece güle güle demek ve onun için ağlamak istedim.

I just wanted to say goodbye, and cry for him.

Belki de sadece ağlamak istiyorsundur, öyle mi?

Maybe you just want to cry? Is that it?

Click to see more example sentences
ağlamak weep

O adam neden ağlıyor?

Why is that man weeping?

Beyaz çocuğun annesi yere düştü ve ağladı.

The white child's mother fell to the ground, weeping.

Beyazlar içindeki kadın ya da ağlayan kadın.

A woman in white or sometimes a weeping woman.

Click to see more example sentences
ağlamak wept

İki gün önce, şehrimiz ağlıyordu.

Two days ago, this city wept.

Ve İsa ağladı.

And Jesus wept.

Senin için ağladı, bayım,

She wept for you, sir,

Click to see more example sentences
ağlamak sob

Bir süre sonra geri geldi, hüngür hüngür ağlıyor, bağırıyordu.

She came back after a little while, sobbing and screaming.

Onu tehdit ettim ve bir kız gibi burnunu çeke çeke ağladı.

I threatened him and he cried and sobbed like a girl.

Bir gün nişanlısı sinirlendi ve o da dağıldı ve hıçkıra hıçkıra ağladı.

And then one day her fiance got mad and she fell apart and sobbed.

Click to see more example sentences
ağlamak to weep

Beyaz çocuğun annesi yere düştü ve ağladı.

The white child's mother fell to the ground, weeping.

Ağlamak için zaman var.

There's a time to weep.

Ağlamak ve? " Bir Harlequeen Aşk Hikayesi

To Weep and To Willow, a Harlequeen Romance.

ağlamak snivel

Ben ağlayan, irice bir köpeğim.

I'm a good-sized snivelling dog.

Ne oldu ağlayacak mısın?

What set you a-sniveling?

ağlamak whine

Bay Gillespie ağladığını duydum.

I heard Mr. Gillespie whining.

Kız gibi ağlıyor, fakat o bir kız değil.

He whines like a girl, but he's not a girl.

ağlamak mourn

Ama Tara değil mi bize ağlamak istiyorum!

But Tara wouldn't want us to mourn!

ağlamak to mourn

Ama Tara değil mi bize ağlamak istiyorum!

But Tara wouldn't want us to mourn!