ağzı

Güzel biri değildi ama öyle bir ağzı vardı ki orada bekleyen başka bir dünya vardı.

She was not beautiful, but she had this mouth There was another world waiting there.

Bu kadar büyük bir ağzı olan biri için çok küçük.

It is too small for someone with such a big mouth.

Hadi. Hadi, ağzını tatlım.

Come on, open up, honey.

Nick, ağzında başka bir şey daha var ve hareket etmiyor.

Nick, there's something else in his mouth, and it's not moving.

Beyler, kavga etmeyin! Bu senin için, ağzını kocaman aç.

Boys, don't fight! this is for you, open a big mouth.

Yaşlı bir adam için kocaman bir ağzın var.

You got a big mouth for an old man.

İyi bir avukat bul ve ağzını kapalı tut.

Get a good lawyer and keep your mouth shut.

Oh, Yaşlı bir adam için koca bir ağzın var, Lou.

Oh, you got a big mouth for an old man, Lou.

Bir ağız, iki, üç, dört, beş, altı Kendimle birlikte yedi.

One mouth, two three, four five, six seven including myself

Koca bir ağzın var bunu biliyor musun?

You've got a big mouth, you know that?