aşırı

Hey adamım, Bu aşırı değil.

Hey man, this isn't over.

Evet, Robert, bu kapı aşırı derecede sıcak, fakat o bizim tek seçeneğimiz.

Yeah, Robert, that door is extremely hot, but it's our only choice.

Benim için aşırı önemli.

It's too important for me.

Tamam, bir şeyler yapmalıyız. Çünkü bu aşırı derecede tehlikeli.

Okay, we have to do something because this is incredibly dangerous.

Sana aşırı özel bir soru sorabilir miyim?

Can I ask you a really super personal question?

Derler ki, bir gün aşırı derecede hassas ve pahalı bir donanım parçası patlamış.

So they say, one day an extremely sensitive and expensive piece of equipment exploded.

O akıllı, komik, aşırı yetenekli ve herkes onu seviyor.

She's smart, funny, super talented, and everyone likes her.

Richard Tyler aşırı derecede güçlü bir adam oldu.

Richard Tyler has become an extremely powerful man.

Fakat onu aşırı bir biçimde görmek ve çok önemli bir şey söylemek istiyorum.

But I want awfully to see him. I want to tell him something important.

Silahlı ve aşırı derecede tehlikeli.

He's armed and extremely dangerous.