Turkish-English translations for aşağı:

down · below · lower · low · de · following · downwards, downward · mean · under · bottom · inferior · second · other translations

aşağı down

Orada aşağıda bir şey var.

There's something down there.

Hadi ama, in aşağı.

Come on, get down.

Sen aşağıda kal!

You stay down.

Click to see more example sentences
aşağı below

Bu kısım bir rüya sanırım. Bir kule ve çan var, aşağıda da bir bahçe.

This part is a dream I think there there's a tower and a bell, and a garden below

Bizden birkaç yüz metre aşağıda.

A few hundred feet below us.

Sen de aşağıda bekle.

And you stay below.

Click to see more example sentences
aşağı lower

Aşağı Manhattan Kalkınma Şirketi., Julie Powell.

Lower Manhattan Development Corporation, Julie Powell.

Evet, ama biraz daha aşağıya.

Yes. But a little lower.

Aslında.. biraz daha aşağı gidiyor.

Actually, it goes a little lower.

Click to see more example sentences
aşağı low

Sadece aşağıda dur ve sakin ol.

Just stay low and stay calm.

Aşağıda kal, Martin.

Stay low, Martin.

O aşağıya vuruyor, sen de ona vur.

He hits you low, hit him back.

Click to see more example sentences
aşağı de

Aşağıda ne yaptın sen?

What'd you do down there?

Şimdi, aşağıya insek iyi olur.

Now, we'd better get downstairs.

Eleanor, aşağı insek iyi olacak.

Eleanor, we'd better head downstairs.

Click to see more example sentences
aşağı following

Aşağıda bir yerde, takip edin beni.

It's down here somewhere. Follow me.

Sadece takip bu son adam aşağı!

Just follow that last guy down!

Onun kaybeden oğlu için sadece bir örnek oldu Bu kurallar olabilir aşağıdaki Sana bir stand-up vatandaşı yapmak.

I was just an example to his loser son that following the rules could make you a stand-up citizen.

Click to see more example sentences
aşağı downwards, downward

Çabuk bir bilek hareketi, aşağı doğru itme ve

A flick of the wrist, a downward thrust and

Altçene darbesi aşağıya, üstçene darbesi yukarıya doğru.

Mandibular trauma downward. Maxillary trauma upward.

Şimdi, aşağı köpek.

Now, downward dog.

Click to see more example sentences
aşağı mean

Bu demek oluyor ki hala aşağıda bir yerlerde.

Which means it's still down there, somewhere.

Yani bu yüzden tüm eşyaları burada, aşağıda

I mean that's why all things are down here.

Yani aşağıda sizi bekleyen bir araba var.

I mean there's a car waiting for you downstairs.

Click to see more example sentences
aşağı under

Sadece kendini aşağı çek, tamam mı?

Just pull yourself under, OK?

Aşağıda, balkonun altında bekleyen bir kayık var.

There's a boat waiting downstairs, under the balcony.

Belki bir şey onu aşağı çekmiştir.

Maybe something pulled him under.

Click to see more example sentences
aşağı bottom

Baş aşağı, aşağı yukarı.

Head down, bottom up.

Yukarı, Aşağı, Tuhaf, Büyülü, Alt ve Üst.

Up, Down, Strange, Charmed, Bottom and Top.

Arkadaki adam aşağı.

Bottom man down!

Click to see more example sentences
aşağı inferior

Ben aşağı performans için kendimi cezalandırmak oldu.

I was punishing myself for my inferior performance.

Ve aşağı olmak demek nedir?

And what is being inferior?

Kesinlikle aşağı bir ırktan.

Definitely an inferior race.

Click to see more example sentences
aşağı second

Beni hemen aşağı indir!

Put me down this second!

İki, ve aşağı.

Second, and down.

Aşağıda iki tane Bantha var, fakat hiç şey göremiyorum.Bekle bir saniye Onlar kumadamları, bir tanesini görebiliyorum.

There are two Banthas down there but I don't see anywait a second, they're Sandpeople all right.

Click to see more example sentences