Turkish-English translations for abartılı:

exaggeration, exaggerating, exaggerated · extravagant · theatrical · overdone · overstated · turgid · hyperbolical, hyperbolic · steep · other translations

abartılı exaggeration, exaggerating, exaggerated

Evet biraz abartılı ama güzel.

Yes, a bit exaggerated, but good.

Benim ölüm Raporları Fust biraz abartılı, Hançer vardı.

Reports of my demise were greatly exaggerated, dagger.

Senin hakkındaki her şey abartılı.

Everything about you is exaggerated.

Click to see more example sentences
abartılı extravagant

Abartılı bir şey değil ama bir masa ve beş sandalyesi var işte.

It's nothing extravagant, but there is a table. And five chairs.

Bu turnuva abartılı bir israf. Gücümüz yetmez.

This tournament is an extravagance we cannot afford.

Siz de mi şu abartılı söylentileri duydunuz?

You have heard those extravagant rumors, too?

Click to see more example sentences
abartılı theatrical

Biraz abartılı, sence de öyle değil mi?

Well, this is a bit theatrical, don't you think?

Bu senin için biraz fazla abartılı değil mi?

That a little too theatrical for you?

Marshall hep abartılı biri oldu.

Marshall was always very theatrical.

Click to see more example sentences
abartılı overdone

O çok abartılı.

It's so overdone.

biraz abartılı olmuş?

overdone it a little?

abartılı overstated

Bence bu biraz abartı olmuş.

I think that's a little overstated.

Bence bu biraz abartıya kaçıyor.

I think that's overstating it.

abartılı turgid

Belki de abartılı bir replik.

Maybe it is a turgid line.

Tess Brown benim son romanıma "abartılı iş" demiş.

Tess Brown just called my last novel a "turgid slog.

abartılı hyperbolical, hyperbolic

Bay Gardner abartı eğilimi gösteriyor Sayın Hâkim.

Mr. Gardner is prone to hyperbole, Your Honor.

Bu kadar abartı yeter!

Enough of the hyperbole!

abartılı steep

HJ, salınımların abartılı gibi.

HJ, your oscillations seem steep.