acı

İçeri gel Scott. Bu yaşlı adama acısı için küçük bir şey ver.

Oh, come in, Scott, and give an old man a little something for his pain.

Eğer onu geri istiyorsan, ya ona söyle, ya da daha iyisi çeneni kapa, ve herkes gibi kendine acı ve uyu.

If you want her back, either tell her or, better yet, shut up and cry yourself to sleep like everybody else.

Merak etmeyin, sadece bir veya iki saniye için acıtacak

Don't worry, it'll only hurt for a second or two.

Onlara yardım ettiğini sanıyorsun ama güven bana, işleri sadece daha acı yapıyorsun.

You think you're helping them, But trust me, you're only making things more painful.

Acı için bir şey ister misin?

Do you want something for the pain?

Bütün bu ölümler, acı ve savaş.

All this killing and pain and war

Senin için ne kadar önemli olduğunu biliyorum ve sana ne kadar acı verdiğini biliyorum.

I know how important it is to you, and I know how much pain this is causing you.

Ben acımasız bir kızım.

Well, I'm a mean girl.

Sen ve ben, oldukça acı verici ve özel bir görüşme yapacağız.

You and I are gonna have a private and very painful conversation.

Ama dikkat et, senin için çok acı olabilir.

Be careful. It may be too hot for you.