Turkish-English translations for aceleci:

hasty · impetuous · rash · fast · pushy · other translations

aceleci hasty

Belki biraz fazla aceleci oldu, ama bazı insanlar biraz fazla koruyucular.

A bit too hasty, maybe, but some people are a bit too protective.

Bir şey yapmak için bu kadar aceleci olma.

Don't be so hasty to jump into anything.

Belki de fazla aceleci davrandık, Ashley.

Maybe we're being too hasty, Ashley.

Click to see more example sentences
aceleci impetuous

O hala genç ve aceleci. Bu yüzden en iyisi bu.

She's still young and impetuous, which is why this is best.

O çok aceleci ve bende öyleyim.

He is impetuous, and so am I.

Bu adamlar çok aceleci.

These guys are too impetuous.

Click to see more example sentences
aceleci rash

Acele bir karar değil mi bu?

Isn't that a rash decision?

Sadece birkaç gündür. Ama Linda acele karar verme.

Just a couple days, but, Linda, don't do anything rash.

Bu çok aceleci bir karar.

That's a rash decision.

Click to see more example sentences
aceleci fast

Çabuk bir şeyler düşün. Acele et ve bir şeyler düşün çünkü bu insanlar bir gösteri bekliyorlar.

Think of something fast, hurry up and think of something, because these guys want a show.

Ama acele et, çünkü zaman çok hızlı değişiyor.

But hurry, because everything is changing so fast

Acele edin beyler. Hızlı gidiyor.

Hurry up, guys, he's moving fast.

Click to see more example sentences
aceleci pushy

Aceleci ve düşüncesiz davranırım.

I'm pushy and inconsiderate.

Aceleci, ikiyüzlü, hırslı bir üniversite öğrencisiyim.

I'm a pushy, duplicitous, ambitious college student.

Hayır, çatlak biri değil. Biraz aceleci.

No, he's not crazy, He's just pushy,

Click to see more example sentences