Turkish-English translations for acemi:

recruit · novice · beginner · newbie · new · green · punk · Amateur · neophyte · callow · greenhorn · cub · young · clumsy · learner · half-baked · inexpert · other translations

acemi recruit

Parris Adası, Güney Carolina. Birleşik Devletler Deniz Kuvvetleri acemi birliği.

Parris Island, South Carolina the United States Marine Corps Recruit Depot.

Senin için bir düellom var Sark, yeni bir acemi.

I've got a little challenge for you, Sark, a new recruit.

Nikita artık bir acemi değil.

She's not a recruit anymore.

Click to see more example sentences
acemi novice

Bu araba acemi bir şoför için iyi bir pratik olabilir.

This can be a good practice car for novice drivers.

Timbuktu yazılım peter yüklü Sadece bana erişim verdi tüm acemi veritabanına.

Timbuktu software Peter installed just gave me access to the entire novice database.

İlk olarak Sadece bir acemi kilise kulesine saklanır.

First, only a novice hides in a church steeple.

Click to see more example sentences
acemi beginner

Bir acemi için çok da kötü değil.

You're not bad for a beginner.

Sen acemi değilsin Santa Fe.

You are no beginner, Santa Fe.

Artık bir acemi sayılmam.

I'm no longer a beginner.

Click to see more example sentences
acemi newbie

Bu kadar kolay pes etme, Acemi.

Don't give up so easily, Newbie.

Hala bir acemi gibi davraniyor.

He still acts like a newbie

Aramıza hoşgeldin acemi.

Welcome aboard, newbie.

Click to see more example sentences
acemi new

Belki de yeni bir türsündür ya da bir acemi.

Perhaps you're a new species or just an amateur.

Senin için bir düellom var Sark, yeni bir acemi.

I've got a little challenge for you, Sark, a new recruit.

Yeni bir acemi.

A new recruit.

Click to see more example sentences
acemi green

O acemi ama yavaş değil.

He's green but he's not slow.

Hayır, o daha çok acemi.

No, he's still too green.

Ona iyi davran, o acemi.

And treat him well, he's green.

Click to see more example sentences
acemi punk

harika! güzel gidiyor, Drew, her zaman seven bir abi istedim. o acemi.

Great! That's nice going, Drew, I always wanted brother in love. She is a punk.

Seni küçük acemi çocuk.

You little punk kid.

Bu benimle bu acemi arasında.

It's between me and this punk.

Click to see more example sentences
acemi Amateur

Belki de yeni bir türsündür ya da bir acemi.

Perhaps you're a new species or just an amateur.

Sadece bir acemi.

Only an amateur.

Bu acemilere güveniyor, ama bana güvenmiyor!

He trusts these amateurs, but not me!

acemi neophyte

Siz acemier için, belki, ama ben eğitimli bir oyuncuyum.

For you neophytes, maybe, but I am a trained actress.

Acemi cadılar Hep kolay anlaşılırsınız.

Neophyte witches are always so predictable.

acemi callow

Bu sadece benim fikrim. Ve ben ne biliyorum ki? Ama sanırım bu acemi işi bir yazı parçası.

It's just my opinion, and what do I know, but I think it's a callow piece ofwriting.

Acemi ve çekingen.

Callow and coy.

acemi greenhorn

Gergedan, fil, bufalo ve acemi çaylak.

Rhino, elephants, buffalo And a greenhorn.

acemi cub

Kolay hedef. Çelimsiz bir usta izci ve birkaç acemi yavrukurt.

Big doughy scout master, couple of cubs,mostly webelos.

acemi young

Du Ru Mi çok genç ve daha acemi.

Du Ru Mi is so young, And so immature.

acemi clumsy

Lanet olsun acemice Noel seks mecazlarına!

Damn your clumsy Christmas sex metaphors!

acemi learner

İşte "acemi sürücü ehliyeti"niz.

Here's your learner's permit.

acemi half-baked

Sadece yabancılar ve acemi Amerikalılar McCormick'in tuzağına düşer.

Only foreigners and half-baked Americans fall for McCormick's tricks.

acemi inexpert

Yoksa aptal, acemice küçük bir yalan mıydı?

Or was it a silly, inexpert, little lie?