Turkish-English translations for acilen:

immediately · urgently · now · other translations

acilen urgently

Pernille Birk Larsen acilen sizi görmek istiyor.

Pernille Birk Larsen wants to see you urgently.

Bakan Soong acilen sizi görmek istiyor.

Minister Soong wants to see you urgently.

Şimdi sana burada ihtiyacımız var, acilen.

Right now we need you here, urgently.

Bayan Sarah Woodruff, bulunduğu yer hakkında Montague Chanchery Lane'i acilen bilgilendirsin.

Will Miss Sarah Woodruff urgently communicate her whereabouts to Montague, Chancery Lane.

Lütfen yardım edin, acilen dükkanı satmam gerek!

Please help, I need to sell the shop urgently!

Ve acilen başka bir dadıya ihtiyacım var.

And I urgently need another nanny.

Affedersin Angela, ama sana acilen ihtiyacım var.

I'm sorry Angela, but I need you urgently.

Kız kardeşinin düğünü hakkında acilen konuşmak istiyor.

Needs to speak urgently about your sister's wedding.

Evet, acilen birine ihtiyacım var.

Yes, I need someone urgently.

Lütfen beni acilen arayın

Please call me back urgently