Turkish-English translations for adalet:

justice · justness, just · law · equality · fairness · reason · righteousness · other translations

adalet justice

Bu dünyada adalet için savaşan birileri her zaman vardır.

There's always someone fighting for justice in this world

Önemli olan şey, adalet.

The important thing is justice.

Dünyada adalet diye bir şey var.

There is justice in the world.

Click to see more example sentences
adalet justness, just

Adalet için, iyi olan şeyler için daha iyi bir dünya için savaşmak.

To fight for what is just good, and for a better world.

Ve belki o sadece biraz adalet istiyor.

And maybe she just wants some justice.

Senin gibi ben de adalet istiyorum.

I want justice, just like you do.

Click to see more example sentences
adalet law

Adalet ve Hukuk

Justice and the Law

Ya da Tanrı'nın adaleti gibi bir şey?

Or do, like, God's law or something?

Kanunla adalet her zaman aynı şey değil.

Justice and law aren't always the same thing.

Click to see more example sentences
adalet equality

Kadın ve erkek arasında eşitlik ve adalet olacak.

There will be equality and justice between man and woman.

Adalet, eşitlik ve ekmek.

Justice, equality and bread.

Adalet, eşitlik ve ekmek.

Justice, equality and bread.

Click to see more example sentences
adalet fairness

Tek istediğim adalet ve adil bir mahkeme

All I want is justice and a fair trial

Evet ama adalet isteyen kim?

Yeah, well, who wants fair?

Nasıl bir adalet bu?

How fair is that?

Click to see more example sentences
adalet reason

Adalet ve mantık için savaşmaya devam et.

Just keep fighting for justice and reason.

İnsanlık, mantık, adalet.

Humanity, reason, justice.

adalet righteousness

Öyleyse adaletin bir nehir gibi ve doğrulukla akmasına izin verin.

So let justice flow like a river and righteousness like an ever-flowing stream.

Adalet ve dürüstlük çok değerlidir

Righteous and honesty is valuable.