Turkish-English translations for adam:

man · guy · one · fellow · fella · person · jack · dog · bloke · chap · human · dick · fish · gentleman · cat · bastard · male · bird · joker · human being · employee · fellow man · mug · cookie, cooky · feller · bean · buster · other translations

We also found translations for word adam in English.

adam man

Bu adam hakkında hiç bir şey bilmiyorsun ve o senin hakkında her şeyi biliyor.

You don't know anything about this man, and he knows everything there is to know about you.

Ama bu adam ne yaptı?

But what did this man do?

Seni tekrar görmek güzel koca adam.

Good to see you again, big man.

Click to see more example sentences
adam guy

Ve insanlar söylediler her şey gelen, o sadece bu büyük adam, biliyor musun oldu?

And from everything that people have said, he was just this great guy, you know?

Kötü bir adam değilsin.

You're not a bad guy.

Bu adam başka bir şey yaptı mı?

This guy, did He do anything else?

Click to see more example sentences
adam one

Bir tek adam için oldukça büyük bir bu.

This is a pretty big job for just one guy.

Bir gün, büyük bir adam olacak o, seni de öyle yapabilir.

He'll be a great man himself one day and will make you one too.

Geriye bir tek o adam kalmıştı.

He was the only one left.

Click to see more example sentences
adam fellow

Bu Richard denen adam, sanırım Gwen onu gerçekten seviyor.

This Richard fellow, I just I think Gwen really loves him.

Yakışıklı bir adam değil mi?

He's a handsome fellow, isn't he?

Ne iyi kalpli bir adam!

Oh! Oh, what a good fellow!

Click to see more example sentences
adam fella

Tamam, bu küçük adam için bir yer bulacağım.

All right, I'll find a place for this little fella.

Her şey yolunda koca adam?

Are you all right, big fella?

O büyük, güçlü, kendinden emin, harikulade bir adam.

He's a big, strong, confident, gorgeous fella.

Click to see more example sentences
adam person

Ben bu kadar iyi bir adam değilim.

I'm just not that good a person.

Adam, sen iyi bir rahip ve iyi bir insansın.

Adam, you are a good priest and a good person.

İşte o adam benim babam.

That person is my father.

Click to see more example sentences
adam jack

Jack, bu adam için ne yapıyorsun sen?

Oh, Jack, what are you doing for that man?

Lee Harvey Oswald adında bir adam zanlı olarak yakalandı sonra da dün Jack Ruby adında biri tarafından öldürüldü.

A man named Lee Harvey Oswald was arrested as a suspect then murdered yesterday by a man named Jack Ruby.

Bu adam katil değil, Jack.

This guy ain't a killer, Jack.

Click to see more example sentences
adam dog

Orada köpeği olan bir adam var.

There's a man with a dog.

Ne güzel, şu adam ve köpeği.

Beautiful, that man and his dog.

Ve sanırım bu adam senin köpeğin Jessie.

And I think that man is your dog, Jessie.

Click to see more example sentences
adam bloke

Evet, genellikle bir adama ihtiyaç var, bu doğru.

Yeah, one does generally need a bloke, this is true.

Köpeği olan tuhaf bir adam değil miydi?

Oh, wasn't it that weird bloke with a dog?

Tek farkı, o tekerlekli sandalyedeki yaşlı adam değil.

Except he isn't an old bloke in a wheelchair.

Click to see more example sentences
adam chap

Dennis Carter adında bir adam aradı.

A chap called Dennis Carter called.

Er ya da geç bir adam başını döndürecek.

Sooner or later some chap will turn your head.

Benim gibi duran küçük bir adam.

A little chap that stands like me.

Click to see more example sentences
adam human

Bu adam insan değil.

This guy he's not human!

Yani bu bu sadece ölü bir adam mıymış?

You mean it it's just a dead human being?

Bir zamanlar, siyah olan beyaz bir adam İnsan Oğlu olmuş.

It is said a black white man once became a Human Being.

Click to see more example sentences
adam dick

Komik, çünkü hep onun kasabadaki en büyük adam olduğunu düşündüm.

It's funny, cause I always thought he was the biggest dick in town.

Dick Watson evet, beyaz saçlı, büyük adam.

Dick Watson, come on, white hair, big guy.

Dick Harper benim, o adam değil!

Hey, that guy's not Dick Harper!

Click to see more example sentences
adam fish

Buna acayip büyük bir balık ve çok güçlü bir adam gerekirdi.

That would be a really big fish and a very strong guy.

Bu adam balığın içinde üç gün yaşadı?

This man lived inside of a fish for three days?

Ve bu adam bir balıkçı teknesinde çalışıyordu.

And this man worked on a fishing boat.

Click to see more example sentences
adam gentleman

Beyefendi olmak hakkında her şeyi, ama adam olmak hakkında hiç bir şey bilmiyorsun.

You know everything about being a gentleman, but nothing about being a man.

Bu Çinli adam hakkında başka ne biliyoruz?

What else do we know about this Chinese gentleman?

Peki bu genç adam ne yapıyor?

What does this young gentleman do?

Click to see more example sentences
adam cat

Burada bir tek ben ve kedili adam var.

There's only me and the cat man here.

Hey, Frank elinde kedi gözleri olan adam var mı?

Hey, Frank you got a guy that does cat eyes?

Kedileri sever misin, genç adam?

Do you like cats, young man?

Click to see more example sentences
adam bastard

Bir adam daha kaybettim ve bu puşt komik olduğunu sanıyor.

I've lost another man and that bastard thinks it's funny.

Bu arada bu adam gerçekten bencil bir serseri.

By the way this man was a real selfish bastard.

Tilki çok iyi, ama adam tam bir piç.

The fox is nice. but he's a bastard.

Click to see more example sentences
adam male

Bir adam vardı, bir erkek hemşire.

There's a man, a male nurse.

Erkek ve kadın bir adam.

Male and female man.

Erkek bir beyaz genç adam var.

We got a young white male

Click to see more example sentences
adam bird

Sihirbaz sıradan bir şey gösterir. Bir deste kağıt, bir kuş veya bir adam.

The magician shows you something ordinary a deck of cards, a bird, or a man.

Nasıl böyle bir kuş adam oldun?

How did you become a bird man?

Kuş adam da kim?

Who's the bird man?

Click to see more example sentences
adam joker

Bu adam her kim ise, gerçek bir joker.

Whoever this guy is, he's a real joker.

Bu Joker denen adam ne olacak?

What about this Joker guy?

Jerry, o şakacı adam da kim?

Jerry, who the hell is that joker?

Click to see more example sentences
adam human being

Yani bu bu sadece ölü bir adam mıymış?

You mean it it's just a dead human being?

Ama bir adam ne kadar bilge olursa olsun,, bir insandır, zayıflıkları olan bir insan.

But no matter how wise a man may be, he is still human, with a human weakness.

Bir zamanlar, siyah olan beyaz bir adam İnsan Oğlu olmuş.

It is said a black white man once became a Human Being.

Click to see more example sentences
adam employee

Adam kendini ya gerçekten işine adamış ya da takıntılı bir katil.

He is either a really dedicated employee Or a crazy and obsessive killer.

Bu adam güya mutsuz bir çalışan, tamam mı?

Now this guy was supposed to be an unhappy employee.

Bu adam High Star çalışanlarına sigara satıyor.

This guy sells cigarettes to High Star employees.

Click to see more example sentences
adam fellow man

Bu gece bu adam sarhoş olur beyler!

This fellow will be drunk tonight, man!

Bu adam sizin gibi!

This man is your fellow!

Geyik adam ve Turna adam bile Onun adamı gibi görünüyorlar.

Even Deer Man and Crane Man seem to be his fellows

Click to see more example sentences
adam mug

Hadi ama Casey, her zaman böyle iyi bir adam kaçırmayı seversin.

Come on, Casey, you're always up for a good mugging.

Siyah adam bana saldırdı.

The black guy mugged me!

Şu adam, Tim Leharre, seni soyuyormuş gibi görünen adam, bir gazeteciydi.

The man, Tim Leharre, who apparently mugged you, was a journalist.

Click to see more example sentences
adam cookie, cooky

O bir Kurabiye Adam.

He's a cookie man.

Kurabiye adam kim?

Who's cookie man?

O Wiecek oldukça zeki bir adam, biliyor musun?

That Wiecek's a pretty smart cookie, you know.

adam feller

Del Jackson burada bir adam varmış dedi.

Del Jackson said there was a feller here,

Şimdi söyle, kimdi bu adam?

Now, who is this feller?

İçinde tek bir adam olan.

Only one feller in it.

adam bean

Bean iyi bir adam ve olayları diğerlerinden daha iyi anlıyor.

Yeah, well, Bean's a good man and he understands better than the others.

Ben fasulye aldım Adam sebze ve Rut eşek eti hazırladı.

I took the beans, Adam the vegetables, and Rut prepared the burro meat.

adam buster

Buster yetişkin bir adam.

Buster is a grown man.