Turkish-English translations for adamlar:

men · people · businessman · boy · fellow · other translations

adamlar men

Kötü adamlar bu şehre gelmek ve korkunç şeyler yapmak istiyordu ama senin baban onları durdurdu.

Bad men wanted to come into this city and do terrible things, but your father stopped them.

Şimdi gel de bu şehri yapan adamlarla tanış.

Now come meet the men that made this city.

Onlar tehlikeli adamlar.

They're dangerous men.

Click to see more example sentences
adamlar people

Onlar benim adamlarım değil.

Well, they're not my people.

Madem bu adamlar bu kadar önemli

If these people are so important

Evet, kötü adamlar her yerde ama.

Yes, there are bad people everywhere.

Click to see more example sentences
adamlar businessman

Ama ben bu işin adamı olabilirim, fakat bu beni bir adamı yapmaz.

But I may be a man of business, but that doesn't make me a businessman.

Beni başarılı bir adamı yapan da bu zaten.

And it's what's made me a successful businessman.

Kendisi, iki cinayet için de şahidi olan saygıdeğer bir adamı.

He's a respected businessman with an alibi for both murders.

Click to see more example sentences
adamlar boy

Ama geçen sene bir okul otobüsünde hasta bir adamı vurdun ve küçük bir çocuk

But you shot a sick man aboard a school bus last year, and a little boy was

Hala senin adamın mı?

He's still your boy?

Flaş Yalnız çocuk masum bir adamı kurtarmaya çalışıyor.

Spotted a lonely boy trying to save an innocent man.

Click to see more example sentences
adamlar fellow

Senin gibi bir adamın dışarıda yalnız olması için... .biraz geç değil mi?

Isn't it a bit late for a fellow like you to be out all alone?

Bir bilim adamı olarak, sen de

As a fellow scientist, you

Bu adamı dışarıda bulduk.

We found this fellow outside.

Click to see more example sentences