Turkish-English translations for afet:

disaster · catastrophe · calamity · cataclysm · blight · other translations

afet disaster

Tarihte afet Ama ne o en iyi bilinen kötü derin uzay olduğunu.

But what she's best known for is the worst deep space disaster in history.

Benim hayatım bir doğal afet zaten.

My life is a natural disaster.

Bay Afet Kurbanı. Bak şu haline.

Mr. Disaster Victim, look at yourself.

Click to see more example sentences
afet catastrophe

Bu felaket, kargaşa, bir afet.

It's a disaster, mayhem, a catastrophe.

Bu bir felaket bir afet bir felaket! Ohh!

This is a catastrophe! A calamity! A cataclysm!

Dev gibi, gür bir afet var burada.

It's a huge, bushy catastrophe down here.

Click to see more example sentences
afet calamity

Bu bir felaket bir afet bir felaket! Ohh!

This is a catastrophe! A calamity! A cataclysm!

Doğal bir afet mi yoksa devasa çapta bir şarlatanlık mı?

A natural calamity or sort of a massive or monstrous hoax?

afet cataclysm

Bu bir felaket bir afet bir felaket! Ohh!

This is a catastrophe! A calamity! A cataclysm!

Ah, genellikle bir doğal afet bir donma, bir sel, büyük bir yağış.

Oh, usually a natural cataclysm a freeze, a flood, a big rain.

afet blight

O bence bir afet, bir lanet.

It's a blight and a curse.

Bu çocuk toplum için bir afet olduğumu yazmış.

This kid reads I'm "a blight on society,