Turkish-English translations for ahlaksızlık:

immorality · corruption · indecency · debauch · vice · debauchery · depravation, depravity · other translations

ahlaksızlık immorality

Burada bir ahlaksızlık var. Sence de öyle değil mi Mike?

There's something immoral here, don't you think, Mike?

Burada bir ahlaksızlık var.

There is something immoral here.

Ama doktor bu ahlaksızlık!

But, doctor, this is immoral!

Click to see more example sentences
ahlaksızlık corruption

bu kasaba şehvet ve ahlaksızlık yuvası!

this town of lust and corruption!

Savaş lordları, ahlaksızlık, savaş.

Warlords, corruption, civil war.

Yanlış suçlama, ahlaksızlık

False accusations, corruption

Click to see more example sentences
ahlaksızlık indecency

Sen ve senin ahlaksızlığın.

You and your indecency.

Peki ne o zaman, seri ahlaksızlık öneren mi?

So what is he, a serial indecent proposer?

Neredeyse ahlaksızlık gibi.

Seems almost indecent.

Click to see more example sentences
ahlaksızlık debauch

Ahlaksız yabancılar ve ateistler büyük ahlaksızlığa batıp yozlaşmış hayatlar yaşıyorlar.

Debauched aliens and atheists falling into great licentiousness and leading degenerate lives.

Ahlaksız yabancılar ve ateistler büyük ahlaksızlığa batıp yozlaşmış hayatlar yaşıyorlar.

Debauched bacchanalians and atheists falling into great licentiousness and leading degenerate lives.

ahlaksızlık vice

Ahlaksızlık, müstehcenlik, zina, küfür ve cinayet.

Vice, obscenity, fornication, sacrilege, murder.

ahlaksızlık debauchery

Ve Gonfaloniere'nin çapkınlık ve ahlaksızlık dışında başka görevleri de var.

And the Gonfaloniere has other duties besides lechery and debauchery.

ahlaksızlık depravation, depravity

Uh, cinsel ahlaksızlık ve şeytana tapınmadan beri.

Uh, since sexual depravity and devil worship.