Turkish-English translations for akıcı:

flowing · fluent · speaking · runny · smooth · other translations

akıcı flowing

Tuz buza benziyor çünkü yumuşak ve plastik, bu yüzden o da akıyor.

Salt is similar to ice because it's soft and plastic, which is why it flows.

Benim kanım da sizinki gibi kırmızı akacak.

My blood will flow as red as yours.

Masum kanı akmakta ve öyle de devam edecek.

Innocent blood flows and will continue to flow.

Click to see more example sentences
akıcı fluent

İyi bir dedektif ya da bir kaptan kendini eğitir Tüm kültür, bu yüzden akıcı olabilir herhangi bir suç.

A good detective or a captain educates himself in all culture, so he may be fluent in any crime.

Evet, ben akıcı konuşuyorum.

Well, yeah. I am fluent.

Akıcı bir Fransızca, Almanca ve Rusça.

Fluent in French, German and Russian.

Click to see more example sentences
akıcı speaking

Hey, hey, bırakta çocuk konuşsun aklında ne var çocuk.

Hey, hey, let the kid speak. What's on your mind, kid?

Bilgisizce ama akıcı bir şekilde Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca.. Ve bazen iftaharla İngilizce konuşuruz.

We speak ignorantly but fluently in german, french, italian, spanish and sometimes boastfully in english.

Clarke akıcı Çince konuşabiliyor.

Clarke speaks fluent Chinese.

Click to see more example sentences
akıcı runny

İnsanlar bunun komik olduğunu düşünüyor Ama aslında seksi ve akıyor İshal, ishal

People think it's funny. But it's really hot and runny diarrhea diarrhea

Bana üç tane ölü böcek ve akan bir burun getirmişsin.

You brought me three dead bugs and a runny nose.

Boğaz ağrısı ve akan bir burun.

A sore throat and a runny nose?

Click to see more example sentences
akıcı smooth

Sakin, kontrollü, akıcı.

Calm, controlled, smooth.

Uzun, akıcı kulaçlar.

Long, smooth strokes.

Dalgacık analiziyle ses kombinasyonlarını süper akıcı hale getirerek.

I'm using a wavelet analysis to super-smooth rapid word combinations.