Turkish-English translations for akılsız:

mindless · stupid · unwise · idiotic · fool · witless · weak · preposterous · silly · foolish · irrational · other translations

akılsız mindless

Adalet sadece kör değil, akılsız ve kalpsiz de.

Not only is justice blind; it's mindless and heartless.

Bu akılsız yaratık senin zihnini kurtaracak?

Is that mindless creature supposed to save your mind?

Sen akılsız ve itaatkar bir saldırı köpeğisin.

You're as mindless and obedient as an attack dog.

Click to see more example sentences
akılsız stupid

Çünkü o bana akıllı olduğunu ve benimde aptal olduğumu söyledi ve ben aptal değilim

Because he thought that he was smart and I was stupid and I'm not stupid.

Belki o kadar akıllı değiller de, biz çok aptalız.

Maybe they're not so smart, but we're so stupid.

Bugünlerde bir banka soymak için ya çok akıllı olmalısınız ya da tamamen aptal.

To rob a bank today, have to be very smart or completely stupid.

Click to see more example sentences
akılsız unwise

Bu çok akılsızca, tabi eğer aniden onun ortakları olmadıysak.

This is very unwise, as if we're suddenly his collaborators.

Şu an, bu akıllıca olmaz.

Now, that would be unwise.

Gerekli olan şey asla akılsızca olmaz.

What is necessary is never unwise.

Click to see more example sentences
akılsız idiotic

O, ya çok akıllı, ya da bir salak.

He is either very wise, or an idiot.

O akıllı, sen salaksın.

She's smart, you idiot.

Her zaman akıllı olan sen salak olan benim.

You're always the smartest one and i'm an idiot.

Click to see more example sentences
akılsız fool

'Hey, Raj, sen gerçekten şanslısın.. Bu kız ya çok akıllı ya da tam bir gerizekalı.'

'Hey, Raj, you're really lucky.. either she's too smart, or she's a fool.'

Bu akıllı aptala bir iyilik yapar mısın?

Will you do this clever fool a favor?

Seni akıllı aptal!

You intelligent fool!

Click to see more example sentences
akılsız witless

Sadece akılsız küçük bir kız.

Just a witless little girl

Akılsız zorbalar ve bahtsız berduşlar.

Witless bullies and hapless punks.

Bunların hepsi akılsızca, aptalca

Of all the witless, idiotic

Click to see more example sentences
akılsız weak

Onları seven zayıf adam ve akıllı kadın"?

Weak Men, and the Wise Women who Love Them"?

Akıl hastalığı, zayıflık?

Mental illness, weaknesses

Zayıf akılsız pasifistler olmaktan iyidir.

Better than weak mindless pacifis

akılsız preposterous

Bu akıl almaz bir varsayım.

It's a preposterous hypothesis.

İmkânsız, akıl almaz şehir!

Impossible city. Preposterous city!

Akıl almaz bir şey bu.

Aw, this is preposterous.

akılsız silly

Demek biz Fransızlar'dan akıllı olduğunuzu sandınız. O aptal dizlerinizi kıra kıra koşturup duruyorsunuz.

So you think you could out-clever us French folk with your silly knees-bent, running-about advancing behavior!

Biraz aptal görünebilir, ama o tam bir akıl hastası.

He might look a bit silly, but he's a fucking lunatic.

akılsız foolish

Onun gibi kızlar o kadar saf ve akılsız oluyorlar ki.

Hmm. Girls like that are so naive and foolish.

O da saf ve akılsız mıydı?

Was she naive and foolish also?

akılsız irrational

Aynı zamanda güçlü ve akılsız bir yöneticidir.

It is also a powerful and irrational master.

Akıl almaz bir kasaplık, ama yine de titiz ve planlı.

The butchery is irrational, yet meticulous and deliberate.