Turkish-English translations for aklı başında:

sane · lucid · other translations

aklı başında sane

Aklı başında bir erkek ya da kadın bir doktor tarafından birden ortaya konulursa sonuçlar ne olurdu?

If any sane man or woman would be produced by a doctor suddenly what would be the consequences?

Bu bağlamda, açıktır ki, Küçük Tavuk aklı başında görüşü temsil ediyor

In this context, isn't it obvious that Chicken Little represents the sane vision?

Aklı başında veya deli olsun hiç mantıklı değil bu.

Sane or crazy, that just doesn't make sense.

Click to see more example sentences
aklı başında lucid

Aklı başında anları vardı, aklı başında bir yıl. Üç yıl önce koca bir yıl.

He had lucid moments, a lucid year, a whole year three years ago,

Bayan Keane. Aklı başında ve gayet zeki bir kadına benziyorsunuz.

Mrs. Keane, you seem to be a lucid, reasonably intelligent woman.

Nefis bir ölüm Aklı başında ol

An exquisite death Be lucid

Click to see more example sentences