Turkish-English translations for akraba:

relatives, relative · relation, related · kin · family · kinsman · cousin · connected, connection · kindred · other translations

akraba relatives, relative

Arkadaşlar, komşular ve akrabalar "Bu çok güzel bir fikir" demeye başladılar

Friends and neighbors and relatives started saying "Hey, that's a neat idea, you know.

Bir ay sonra, akrabaları ziyaret için Amerika'ya gittim.

One month later I went to America to visit relatives

O akrabam bile değil.

She's not even a relative.

Click to see more example sentences
akraba relation, related

Birbiriyle akraba iki insan iki kuzen ve bu şekilde kavga ediyorsunuz?

Two people related to each other, two people, two cousins, and you're arguing this way?

Yani o Michelle Obama'yla akraba değil mi?

So he's not related to Michelle Obama?

Teknik olarak akraba değilsiniz.

Well, technically, you're not related.

Click to see more example sentences
akraba kin

Orada hala akrabaların var mı?

You still have kin there? No.

Bilinen bir akrabası yok.

No known next of kin.

En yakın akraba genelde ilk şüpheli olur.

Next of kin are usually the first suspects.

Click to see more example sentences
akraba family

Başka bir akrabası var mı?

Is there any other family?

Yani o benim de akrabam.

Which means he's my family too.

Benim için, o artık akraba değil.

To me, he's no longer family.

Click to see more example sentences
akraba kinsman

Gel, benim eski dost ve akrabam.

Come, my old friend and kinsman.

Akraba veya değil sana bunu borçlu değilim.

Kinsman or not, I don't owe ye this.

Kral Duncan benim akrabam.

King Duncan is my kinsman.

Click to see more example sentences
akraba cousin

Birbiriyle akraba iki insan iki kuzen ve bu şekilde kavga ediyorsunuz?

Two people related to each other, two people, two cousins, and you're arguing this way?

Bir kuzen ya da bir akraba da değil.

She's not a cousin or a relative, either.

Daha önceden arkadaşları öldürdüm, hatta akrabaları kuzenim Tony, en iyi arkadaşım Puss.

I've murdered friends before, even relatives, my cousin Tony, my best friend, Puss.

akraba connected, connection

Bir teğmen, akraba işleri biliyor olmalı.

A lieutenant, connected, should know stuff.

Aile ile ilgili, akraba olmak ile ilgili.

It's about family, it's about being connected.

Peki ya akrabası olan Bay, Obiya Hayato-no-sho'nun bununla bir bağlantısı olabilir mi?

What about his relative, Sir Obiya Hayato-no-sho; could he be connected to this?

akraba kindred

Peki sen ve Sam akraba falan mıydınız?

So, you and Sam were kindred or kin?