Turkish-English translations for aksi:

grumpy · petulant · bad · dour · perverse · Moody · crusty · cross · unhappy · unfortunate · surly · crabby · testy · bilious · other translations

aksi grumpy

Çok garip, aksi bir adam.

He's a very weird, grumpy guy.

Sana iltifat etmek için aradım, Bay Aksi.

I'm calling to compliment you, Mr. Grumpy.

Bay Marcus her zaman aksi davranır.

Mr. Marcus is always grumpy.

Click to see more example sentences
aksi petulant

Aksi bir çocuk gibi davranıyorsun.

You're behaving like a petulant child.

Sen her zaman aksi, dikkatsiz ve fazla abartılan biriydin.

You always were petulant and reckless and overrated.

Jacob Grimm, seni aksi çocuk!

Jacob Grimm, you petulant child!

Click to see more example sentences
aksi bad

Ama aksi halde, kötü değil.

But otherwise, not bad.

Çok kötü. Aksi halde, oldukça hoştu.

Too bad, otherwise it's very pleasant.

Aksi hâlde, yedi yıl kötü seks.

Otherwise it's seven years bad sex.

aksi dour

Bu sessiz, aksi George olabilir mi?

Could that be the silent, dour George?

Belki de Tanrılara beni böyle aksi bir kaderden korumaları için dua etmeliyim.

Perhaps I should entreat the gods to shield me from such dour fate

Çünkü Pollicle köpeğiniz Aksi bir Yorkshire sokak köpeği

For your Pollicle dog Is a dour Yorkshire tyke

aksi perverse

Ama aynı zamanda daha aksi, daha kıskanç ve daha kaçıktırlar.

But they are also more perverse, more jealous and twisted.

Güçlü, yakışıklı, aksi, edepsiz

Strong, handsome, perverse, filthy

aksi Moody

Ben çok garip ve aksi biriyim.

I'm too weird and moody.

Aksi mişinde, George bundan hoşlanacak.

Moody, too. George'll like that.

aksi crusty

Kabız, aksi, öfkeli, uyumsuz, Cumhuriyetçi bir beyaz.

A constipated, crusty, angry, rhythm-free, Republican white man.

aksi cross

Bir daha o çizgiyi geçemezsin. Aksi takdirde

You can't cross that line again, otherwise

aksi unhappy

Dostum, biz sonuç alma tabanlı bir organizasyonuz ve sonuçlara şimdi ihtiyacımız var çünkü aksi taktirde mutsuz olacağım.

Buddy, we're a results-oriented organization, and we need results now because otherwise I will be unhappy.

aksi unfortunate

Aksi takdirde şanssız annen sonsuza kadar böyle kalır.

Otherwise Your unfortunate mother will remain like this forever.

aksi surly

Aksi tavırlarına rağmen, bence az önce ona büyük bir hediye verdik.

Despite that surly demeanour, I think we've just given her a big gift.

aksi crabby

Sıska, Aksi, sonra görüşürüz.

Skinny, Crabby, catch you later.

aksi testy

DS Gray bugün biraz aksi, Paul. Eski hücre arkadaşın Cameron Pell yüzünden.

DS Gray is a little testy today, Paul because of Cameron Pell, your former cellmate.

aksi bilious

Orada öyle oturup aksi bir güvercin gibi homurdanma.

Don't sit there crooning like a bilious pigeon.