aktivite

Bu benim için tuhaf bir aktivite değil.

This is not a weird kid activity for me.

Bu gibi küçük aktiviteler strese sebep olabilir. Bu gerçekten en iyi ilaç.

As little activity and stress as possible is really the best medicine.

Yani bu gerçek bir tedavi değil ama diyet ve fiziksel aktiviteler

So this isn't really a cure, but his diet and physical activities

Bu çok güzel bir aktivite.

This is a very pleasant activity.

Bu bir spor değil, bu bir aktivite.

It's not a sport, it's an activity.

İşte, oğlum babamın bana öğrettiği eğlenceli bir aktivite.

Now, son, here's a fun activity my father taught me.

O, termal ve sismik aktiviteleri ölçüyor.

That measures thermal and seismic activities.

Bu sosyal bir aktivite değil.

This is not a social event.

Herhangi bir yasa dışı aktivitenin kanıtı var mı?

Do you have any proof of illegal activity?

O da eğlenceli bir aktivite yani.

That's also a fun activity.