Turkish-English translations for alçakgönüllü:

modest · humble · humility · decent · other translations

alçakgönüllü modest

Hadi ama, bu kadar alçakgönüllü olma.

Oh come on, don't be so modest.

Bu kadar alçakgönüllü olma, Leo.

Oh, don't be so modest, Leo.

Yaptığı her şeyden sonra, hala alçakgönüllü.

After everything he's done, he's still modest.

Click to see more example sentences
alçakgönüllü humble

Bu sabah Dennis Doyle, Kuzey Londra'dan alçakgönüllü bir mağaza çalışanıydı!

This morning Dennis Doyle was a humble shop worker from North London!

O, gururlu ama aynı zamanda alçakgönüllü biri.

He's proud, but humble at the same time.

Gerçekten tatlı ve alçakgönüllü bir ruha sahipti.

She was truly a sweet and a humble soul.

Click to see more example sentences
alçakgönüllü humility

Alçakgönüllülük aslında iyi bir şey değil çünkü çok üzücü.

Humility isn't really a good thing because it's sad

Aşk hoşgörü ve alçakgönüllülük. Hepsi bu kadar!

Love, tolerance and humility that's it.

alçakgönüllü decent

Sweetie çok güzel, anlayışlı ve alçakgönüllü bir kız.

Sweetie is a very beautiful, understanding and decent girl!