Turkish-English translations for alışık:

used · used to · accustomed · unfamiliar · other translations

alışık used

Tamam, unutmayın. Bu insanlar alışık değil görmeye sen, ya da sen, ya da sen gibi şeyleri.

OK, remember, these people aren't used to seeing anything like you, or you or you.

Tam olarak alışık olduğunuz türden bir resim değil, Bay Gray.

Not exactly the kind of picture you're used to, mr. Gray.

Alışık olduğun gibi değil ama su sıcak ve fareler de arkadaş canlısı.

Not like what you're used to, but the water's hot and the mice are friendly.

Click to see more example sentences
alışık used to

Tamam, unutmayın. Bu insanlar alışık değil görmeye sen, ya da sen, ya da sen gibi şeyleri.

OK, remember, these people aren't used to seeing anything like you, or you or you.

Tam olarak alışık olduğunuz türden bir resim değil, Bay Gray.

Not exactly the kind of picture you're used to, mr. Gray.

Alışık olduğun gibi değil ama su sıcak ve fareler de arkadaş canlısı.

Not like what you're used to, but the water's hot and the mice are friendly.

Click to see more example sentences
alışık accustomed

Bu yüküne alışık değilsin değil mi Doktor?

You're not accustomed to this workload, are you, Doctor?

Ben sadece alışık değil sizin Beş Puanlar.

I'm just not accustomed to your Five Points.

Ben böyle şeyleri kaybetmeye alışık değilim Komutan.

I'm not accustomed to losing things, Commander.

Click to see more example sentences
alışık unfamiliar

Ama o, böyle bir suçluluk duygusuna alışık değil.

But such guilt. .it is not unfamiliar to him.