Turkish-English translations for alışılmış:

unusual · unorthodox · usual · conventional · customary · routine · frequent · other translations

alışılmış unusual

Benim gibi biri için alışılmadık bir şey değil ki bu.

That's not at all unusual for someone like me.

Dün gece Amy ile alışılmadık bir deneyim yaşadım.

I had an unusual experience with Amy last night.

Alışılmadık bir şey buldun mu?

Did you find anything unusual?

Click to see more example sentences
alışılmış unorthodox

Ajan Hand, Skye'ın yöntemleri alışılmışın dışındadır biliyorum ama o da bu takımın bir üyesi.

Agent Hand, I know Skye's methods are unorthodox, but she's a member of this team.

Ölü erkek arkadaşının beynini yemek alışılmışın çok dışında metotlardan biri, ama

Eating her dead boyfriend's brains is one of the more unorthodox methods, but

Bu biraz alışılmışın dışında.

This is a little unorthodox.

Click to see more example sentences
alışılmış usual

Bu alışılmış bir durum değil.

This is not a usual situation.

Bu senin alışılmış rüzgarın değil.

This is not your usual wind.

Ama ne? Alışılmış şeyler var.

Well, there's the usual things.

Click to see more example sentences
alışılmış conventional

Alışıldık bir şey değil, kolay da değil ama yapıyorlar.

It's not conventional, it's not easy, but people do it.

Senin hakkında hiçbir şey alışıldık değil, Sid.

Nothing about you is conventional, Sid.

Konvansiyonel güç alanına benziyor, ama alışılmadık dalga boylarında.

It resembles a conventional force field, but on unusual wavelengths.

alışılmış customary

Bu, çok alışılmış bir prosedürdür.

It's quite the customary procedure.

alışılmış routine

Bu hiç alışıldık değil.

This is hardly routine.

alışılmış frequent

Belirtileri, alışılmadık susuzluk ve poliüridir. Ayrıca sık idrara çıkma ve alışılmadık kilo kaybıdır.

The symptoms are polyhydra unusuaI thirst, polyurea," frequent urination and unusuaI weight Ioss.