Turkish-English translations for alışılmamış:

unusual · unconventional · uncommon · exotic · peculiar · strange · atypical · other translations

alışılmamış unusual

Benim gibi biri için alışılmadık bir şey değil ki bu.

That's not at all unusual for someone like me.

Dün gece Amy ile alışılmadık bir deneyim yaşadım.

I had an unusual experience with Amy last night.

Alışılmadık bir şey buldun mu?

Did you find anything unusual?

Click to see more example sentences
alışılmamış unconventional

Bu kız alışılmadık bir ameliyat isteyen çok hoş biri.

She's just she's a nice girl who wants an unconventional operation.

Ortaklığımız alışılmadık bir ortaklık ama yine de ortaklık.

Ours is an unconventional partnership, but it's a partnership.

Biraz alışılmadık bir şey ama bence seveceksin.

A little unconventional, but I think you'll like it.

Click to see more example sentences
alışılmamış uncommon

Bunun sebebi Echinococcus granulosus adında bir parazit. bu amerikada son derece alışılmadık bir durum

The result of the parasite Echinococcus granulosus. It's extremely uncommon in the U.S.

Bu istasyonda tarlafaresi istilası alışılmadık bir şey değil.

Vole infestations are not uncommon on this station.

alışılmamış exotic

Alışılmadık eşittir egzotik, eşittir yurt dışı.

Unusual equals exotic, Equals foreign.

alışılmamış peculiar

Ne alışılmadık bir isim.

What a peculiar name.

alışılmamış strange

Alışıldık bir isim değil, garip değil mi?

Unusual name. Strange name, isn't it?

alışılmamış atypical

Bu alışılmamış bir motor tepki.

That's an atypical motor response.