alışkanlıkları

Bu iğrenç ve tiksindirici bir alışkanlık ve bu yüzden hiç kız arkadaşın yok.

Really, it's a disgusting and repulsive habit, and that's why you don't have a girlfriend.

Bize göre değil yani. Sen ne kadar kazanıyorsun? Kötü bir alışkanlık bu Scott.

That's not us anymore. well, how much do you make? that's a bad habit, Scott,

Hayır Roger. Bu çok rahatsız edici bir alışkanlık ve bıktım artık!

No, Roger, it's a disgusting habit, and I am sick and tired of it!

Bu kötü bir alışkanlık ve bu da bırakman için çok iyi bir zaman.

It's a filthy habit and this is a good time to break it.

Burada herkesin kötü bir alışkanlığı var; Herşey acil.

Here everybody's got a bad habit: Everything's urgent.

Bir tavuk, bir kurbağa ve bir tavşanı içeren kötü bir alışkanlığı varmış.

She had a bad habit involving a chicken, a frog and a rabbit.

Bu kötü bir alışkanlık.

That's a bad habit.

Bu iğrenç bir alışkanlık.

That's a disgusting habit.

Bu çok rahatsız edici bir alışkanlık ve bıktım artık!

It's a disgusting habit and I'm sick and tired of it.

Neredeyse hiçbir şey. Sadece kötü bir alışkanlık.

Almost nothing nothing but a habit, a bad habit.