Turkish-English translations for alıcı:

buyer · sensor · receiver · consuming, consumer · taker · recipient · customer · receptor · set · other translations

alıcı

Henri Young, Rufus McCain ve işte, göz alıcı ve yaralayan

Henri Young, Rufus McCain and there, striking and wounding

Bir alıcı var değil mi?

You do have a fence, right?

Shin Yu Kyung Alıcı:

Shin Yu Kyung To:

Bu çok can alıcı. İşte adadaki en eski duvar.

This is crucial here's the oldest wall in the island.

Daha önce hiç göz alıcı bir yıldız görmedin mi?

Ain't you ever seen no glamorous star before?

Bunlar gerçek gözetleme araçlarıdır. Dijital minyatür alıcı ve vericilerdir. Ses ve görüntü.

These are all live surveillance devices digitised, miniaturised transceivers, audio and video.

Bayanlar ve baylar, onun mutlu gençliğini ve göz alıcı ergenlik çağını yeniden yaratacağız.

We will re-create, ladies and gentlemen, her happy youth and her radiant adolescence.

Her zamanki gibi göz alıcı görünüyorsun, Eileen.

You're looking stunning, Eileen, as usual.

Star olmak her zaman göz alıcı değildir

Yes, being a star isn't always glamorous

Bitki örtüsü ateş için ikinci bir can alıcı bileşen sağladı.

Vegetation supplied a second crucial ingredient for fire.