Turkish-English translations for alıngan:

touchy · feisty · sensitive · irritable · squeamish · other translations

alıngan touchy

Bu, Sylvia'yı gergin ve alıngan yapıyor. Vaktinde hazır olacak.

It makes Sylvia so tense and touchy. it'll be ready.

Bu, Sylvia'yı gergin ve alıngan yapıyor.

It makes Sylvia so tense and touchy.

Seni bu kadar alıngan yapan ne?

What are you so touchy about?

Click to see more example sentences
alıngan feisty

O alıngan, yaşlı bir adam.

He's a feisty old guy.

Çok alıngan biri, değil mi?

She's a feisty one, isn't she?

Oh, Küçük dost biraz alıngan.

Oh, he's a feisty little fellow.

Click to see more example sentences
alıngan sensitive

Charlie, çok alıngan olma.

Charlie, don't be so sensitive.

Ingrid son günlerde çok alıngan oldu.

Ingrid is very sensitive lately.

alıngan irritable

Vali son zamanlarda çok alıngan.

The Governor's very irritable lately.

Hırçın ya da alıngan değildir

It is not irritable or resentful.

alıngan squeamish

Bu bir cinayet ve onlar alıngan.

It's murder and they are squeamish.

Biz alıngan değildik.

We weren't squeamish.