alıyor

Ama oldu bir kere Artık geri de alamam. ve ben gerçekten çok üzgünüm. oh, hayır, hayır.

But I did, and I know I can't take it back. And I'm just really sorry. Oh, no, no.

Ben L.A.P.D'den, şef yardımcısı Brenda Leigh Johnson, ve bu da, FBI'dan özel ajan Fritz Howard.

I'm deputy Chief Brenda leigh Johnson of the L.A.P.D., and this is Special Agent Fritz Howard of the FBl.

Bu "A" değil.

It's not "A.

Belki de gerçekten iyi bir çocuktur ama en azından bir kere de olsa Bob'a vurdu.

Yeah, well, maybe he is a really good kid, but he still hit Bob at least once.

Bana kahve ısmarlıyorsun ki, bunun da anlamı "A"bana hastasın ya da" B" bir şey istiyorsun.

You're buying me coffee, which means either, A, you're into me, or, B, you want something.

Evet. Ama tek seferde bir tane alıyoruz.

Yeah, but we only get one at a time.

Bunun için bir şey alıyor musun?

You take something for that?

Paul'a bir şans ver Bana bir tek şans ver, göstereyim

Give Paul a chance. Just give me a chance and I'll show you.

Ve sen, onu alıyor musun? Evet.

And you, do you take him?

Ne zaman ne istersen alıyor musun?

You always take what you want?