alaşağı

Ama o aslan, bir atı alaşağı edebilir, ve

But that lion can take down a horse, and

Ben de onları alaşağı etmek için.

I'm in it to ride them down.

Vur, vur onu, alaşağı et!

Shoot, shoot him, shoot him down!

Bjorn kötü bir bakan olsaydı onu yarın alaşağı ederdim.

If Bjørn were a poor minister, I'd topple him tomorrow.

Belki de Clearbec alaşağı olmayı hak ediyordur.

Maybe clearbec deserves to be brought down.

Ve bu Pentagon'u alaşağı etmekle ilgili değil.

And it isn't about overthrowing the pentagon.

Dünya çapında bir dinleyiciye ulaşmak, rüşvetçi bir Başkanı alaşağı etmek.

Reaching a woridwide audience, taking down a corrupt President.

Kuvira, tüm kubbeleri alaşağı etmiş.

Kuvira tore down all the domes.

İçerideki alaşağı olmuş masaları nasıl açıklayacaksın peki?

SOOKlE: How do you explain the turned-over tables inside?

Önce onu bir hamleyle alaşağı ediyoruz.

We take him down with a sweep-down.