Turkish-English translations for alacak:

credit · receivable, receivables · debt · claim · other translations

alacak credit

Bütün övgüyü Walder Frey alacak.

Walder Frey gets all the credit.

Övgüyü FBI alacak, tabii ki.

FBl's taking the credit, of course.

FBI Volk'u, LAPD de Franzine için övgüyü alacak.

Fbi gets volk, l.a.p.d. Gets credit for franzine.

Click to see more example sentences
alacak receivable, receivables

Evet, ve seni kim öldürürse büyük bir ödül alacak.

Yes, and whoever kills you will receive a huge reward.

Her erkek bir puding alacak.

Each man will receive a pudding.

Daha fazla mesai yaptı alacakları da daha fazla ve zamanında tahsil ediyor.

He's had higher billable hours, And his receivables are coming in high and immediate.

alacak debt

Burası alacak tahsili şirketi.

This is a debt-collection agency.

alacak claim

Seni kim alacak Seward?

Who's claiming you, Seward?