Turkish-English translations for alaka:

relevant, relevance, relevancy · relation, related · connection · good · involvement · interest · seriousness · other translations

alaka relevant, relevance, relevancy

Görünüşe göre bir kalıbın parçası; bence bundan daha çok alakalı.

Seems to be part of a pattern; I think that's more than relevant.

İlginç ama alakalı değil.

Interesting, but not relevant.

Evet de bunun ne alakası var?

Yes, but how is that relevant?

Click to see more example sentences
alaka relation, related

Belki, ama Wendy hakkında öğrendiğimiz her şey onun bir anne olmak istemesiyle alakalı.

Maybe, but everything we've learned about Wendy Is related to her wanting be a mother.

Ben Ben üzgünüm, Christian, ama bunun benimle ne alakası var?

I'm sorry, Christian, but how does that relate to me?

İşini çok seviyor, gurur duyuyor ve bu da işle alakalı.

He loves his job, proud of it and this is work-related.

Click to see more example sentences
alaka connection

Mako, bu sadece sinir ağı bağlantısıyla alakalı değil.

Mako, this is not only about a neural connection.

Bu vakayla alakası var ve o bir şarlatan.

He's connected to this case. And he's a charlatan.

Bu rahatsız edici bir alaka.

That is a troubling connection.

Click to see more example sentences
alaka good

Bu benimle hiç alakalı değil, değil mi? hiç birimiz için iyi olmaz bu.

This isn't about me at all, is it? This is not good for us.

Bu iyi ve kötüyle alakalı değil.

This is not about good and evil.

Bu iyi insan olmakla alakalı.

It's about being good people.

Click to see more example sentences
alaka involvement

Evet ve benimle alakası ne?

Yeah, and this involves me how?

Naomi Walling ve Princefield'le alakalı.

It involves Naomi Walling and Princefield.

alaka interest

İlginç ama alakalı değil.

Interesting, but not relevant.

alaka seriousness

O zaman okumakla alakalı ciddi bir sorunun var.

Then you have a serious reading problem.