Turkish-English translations for alay:

mock · regimental, regiment · taunt · teasing · ridiculed, ridicule · mockery · procession · joke · sarcasm · legion · scoff · troop · fun · parade · jest · derision · scorn · irony · other translations

alay mock

Ve insanlık Tanrı olmadan diğer birçok vahşiler gibi alay edecek.

And humanity will mock like many other savages without God.

Bir daha hiç alay etmeyeceğime söz veriyorum.

I promise I'll never mock you again.

Monsieur, benimle alay etme, dua ederim

Monsieur, don't mock me now, I pray

Click to see more example sentences
alay regimental, regiment

Bu alay, her zaman ulus ve onun ordusuna sahip olur. Başarı ve zaferin haberleri.

This regiment has always given the nation and its army news of success and victory

Özel Barış Muhafız Komandosu, Ikarya Şirketi, Pleisar Alayı.

Special Peacekeeper Commando. Icarian Company, Pleisar Regiment.

Alayı aramak için izin talep ediyorum.

Request permission to call Regiment.

Click to see more example sentences
alay taunt

Ama bir şey öğrendim şeytani rahibelerle alay etmek iyi bir fikir değil.

But one thing I do know, taunting the demonic priestess, not a good idea.

Onun için Cyber Kafe'yi açtı ama onunla hep alay ediyor.

He's opened a cyber cafe for her but he's always taunting her.

İnanıyorum ki katil bizimle alay ediyor.

I believe the killer is taunting us.

Click to see more example sentences
alay teasing

Her zaman benimle alay ediyorsun ve yalan söylüyorsun ve bundan bıktım!

You're always teasing me and telling lies and I'm sick of it!

Benimle alay etme. Ben ciddiyim.

Don't tease me, I'm serious.

Ve öbür çocuklar benimle alay ederdi ve

And the other kids would just tease me so

Click to see more example sentences
alay ridiculed, ridicule

Alay etmek, çok önemli bir araçtır.

Ridicule is a very important tool.

Daha da büyük sorun, IBM ile alay etmesi

The bigger problem is that he is ridiculing IBM.

Hatta alay etmek için.

Even to ridicule it.

Click to see more example sentences
alay mockery

Philip her gece Dienisious ile alay ediyor.

Philip makes a mockery of Dionysus every night.

Senin için bir şey tutun ama alay, seni aptal.

I hold nothing for you but mockery, you fool!

Sayın hakim, bu bir alay konusu.

Your honor, this is a mockery.

Click to see more example sentences
alay procession

Çok güzel bir düğün alayı!

What a nice wedding procession!

Merak ettim, bu tören alayı ne için?

I wonder what this procession is for.

Cenaze alayının içinde neden binicisiz bir at var?

Hmm. Why a riderless horse during the funeral procession?

Click to see more example sentences
alay joke

Elaine, eski Başkan bir alay konusu.

Elaine, the former president is a joke.

Ölü bir mahkûm sence bir alay konusu mu Mendez?

You think a dead prisoner is a joke, Mendez?

Çok tuhaf. Alaycı bir şaka.

Well, it's an ironic joke.

Click to see more example sentences
alay sarcasm

Bu arada, alaycı bir ifadeydi bu.

That was sarcasm, by the way.

Bu alay mıydı?

Was that sarcasm?

Et yiyici ve alaycı Sokka.

Sokka, the meat and sarcasm guy!

Click to see more example sentences
alay legion

Ve tatlı bir sabah Alay komutanı, Bonus Belonus, meditasyon yapmaktaydı.

And one sweet morning the legion leader, Bonus Belonus, was meditating.

Güneyden gelen Harad alayları kıyıdan gelen paralı askerler

Legions of Haradrim from the south mercenaries from the coast.

alay scoff

Git ve alay et.

Go ahead and scoff.

Ve bu alay etmek için değildir.

And that is nothing to scoff at.

alay troop

Dağ Muharebe Alayı, Reichenhall.

Mountain Troop Regiment Reichenhall.

Eğer Kardinal'in piyade alayı

If the Cardinal Infante's troops

alay fun

Herkes benimle alay ediyor. Hatta iyi çocuklar bile.

Everyone makes fun of me, even the nice kids.

Birinin engeliyle alay etmek çok mu komik?

Making fun of someone's disfigurement's funny to you?

alay parade

Ve işte tören alayı geliyor.

And here comes the parade.

İşte geçit alayı geliyor.

Here comes the parade.

alay jest

Alay ediyorum çünkü çok korkuyorum.

I jest because I'm so afraid.

Lütfen alay etme.

Please don't jest.

alay derision

Devamlı mırıltı ve küfür içerikli alay şeklinde parlamalar ve taciz

Outbursts in the form of constant murmurs and derision shouting profanity and abuse

Sweet Clyde, kendisine alaycı bir şekilde gül.

Sweet Clyde, laugh derisively at him.

alay scorn

Aşağılandım ve karalandım. Ve de alay edildim.

I been scorned and slandered And ridiculed too

alay irony

Bu alay etmektir ve kesinlikle hiç komik değil.

That's irony, and it's definitely not funny.