Turkish-English translations for alev:

flame · fire · blaze · flare · torch · other translations

alev flame

Siyah alevli mum onları yalnızca bu gece için geri getirmiş.

The black flame candle only brought them back for this one Halloween night.

O ses var ya Alevler Küçük kızım çığlık atıyordu.

That sound, the flames and my little girl screaming

Tabii ki senin alevin benimkinden çok daha sıcak.

Of course, your flame is hotter than mine.

Click to see more example sentences
alev fire

İyi haberler, alev falan yok, değil mi?

The good news is, there's no fire, right?

Eğer bu binaları bir ateş yok ettiyse neden çok az alev var?

If a fire destroyed these buildings, why are there so few flames?

Jan, korkarım ki sen de alev odasında bir gün kazandın. kardeşini ispiyonladığın için.

Jan, I'm afraid you've earned a day in the fire chamber for tattling on your brother.

Click to see more example sentences
alev blaze

Bayanlar ve baylar şaşırtıcı, alev alev muhteşem akrobasi gösterisi!

Ladies and gentlemen the amazing, blazing stunt cycle spectacular!

Küçük Yetim Annie der ki, alevler mavi olduğunda

All: Little Orphan Annie says, when the blaze is blue

Butch ve Sundance, bir alev gibi parlayıp sönüyor.

Butch and Sundance, out in a blaze of glory.

Click to see more example sentences
alev flare

İsomiyotik şırıngalar taşıyorlar plazma alevleri ve karantina kozaları.

It's carrying isomiotic hypos, plasma flares and quarantine pods.

Kızgınlığı alevlenmişti ama bir centilmen gibi dövüştü.

His temper flared, but he fought like a gentleman.

Ilario, bana alev tabancasını getir.

llario, get me the flare gun.

Click to see more example sentences
alev torch

Evet ama burası tamamen alev almamış.

Yeah, but this is not completely torched.