algoritmayı

Onlara daha iyi bir algoritma ver onlar da sana dehşet bir satış ekibi versin.

Y-You give them a better algorithm, they'll give you a killer sales team.

Bana daha çok karmaşık bir algoritma gibi göründü.

Looks more like a complex algorithm to me.

Bu bir algoritma, Watson.

It's an algorithm, Watson.

Muhtemelen yüz tanıma algoritmaları kullanıyorlardır.

Probably using facial recognition algorithms.

Sayın Yargıç, davacı da biliyor ki algoritmayı asla açığa çıkaramayız.

Your Honor, the plaintiff knows that we will never reveal the algorithm.

Bu sabah bana o algoritmayı verdi.

He gave me the algorithm this morning.

Muhtemelen yüz tanımlama algoritmaları kullanıyorlardır.

They're probably using facial recognition algorithms.

Hala algoritmaya ihtiyacımız var.

We still need the algorithm.

İyi fikir, ben de üç ile ilgili bir algoritma hazırlayacağım.

That's a good idea. I'll run an algorithm on three.

Ben de bir algoritma yazdım.

So, I wrote an algorithm.