Turkish-English translations for alkol:

alcoholic, alcohol · drinking · alcoholic drink · booze · liquor · drunk · ethyl alcohol · spirit, spirits · denatured alcohol · other translations

alkol alcoholic, alcohol

Onlar bir paranoyak ALKOLLÜ verdi silah ve rozet ve onlar benim uçağa koydular.

They gave a paranoid alcoholic a gun and a badge and they put him on my plane.

Evet. Dr. Saroyan toksin testleri temiz çıktı dedi yani uyuşturucu ve alkol yok.

Yeah, and Dr. Saroyan said his tox screens came back clear, so no drugs or alcohol.

Ajan Paul Harmon, Alkol, Tütün ve ateşli silahlar bürosundan.

Agent Paul Harmon, Bureau of Alcohol, Tobacco and Firearms.

Click to see more example sentences
alkol drinking

Bana bir içki ver. saf alkol bu

Give me a drink. It's a pure alcohol

O gece alkol ya da uyuşturucu aldın mı?

Did you drink or do drugs that night?

Peki ya uyuşturucu veya alkol sorunu? Hayır. Dale içki bile içmez.

Any drug or alcohol issues? no. dale doesn't even drink.

Click to see more example sentences
alkol alcoholic drink

Bana bir içki ver. saf alkol bu

Give me a drink. It's a pure alcohol

Peki ya uyuşturucu veya alkol sorunu? Hayır. Dale içki bile içmez.

Any drug or alcohol issues? no. dale doesn't even drink.

Alkol değil ama daha eski bir içecek: çay.

It's not alcohol, but an even more ancient drink

Click to see more example sentences
alkol booze

Burada hiç alkol var mı?

You got any booze around here?

Sen, ben ve alkol.

You and me and booze.

Yağ yok, peynir yok, alkol yok et yok.

No fat, no booze and no cheese, No meat too.

Click to see more example sentences
alkol liquor

Hayır, üzgünüm alkol yok.

No, no liquor, I'm afraid.

Alkol ruhsatı bile var.

Even got a liquor license.

Ve biraz alkol.

And some liquor.

Click to see more example sentences
alkol drunk

Aslında kesinlikle sarhoş değilim, Noreen. Ve sen de değilsin çünkü bu içeceklerde alkol yok.

Actually, I'm not drunk at all, Noreen, and neither are you because there's no alcohol in these drinks.

Sen de sadece alkollü araç kullanan bir barmen değilsin, değil mi?

I mean, you're not just a drunk-driving bartender, are you?

Rory sarhoş değildi, kan dolaşımında alkol izine rastlamadım.

Rory wasn't drunk. There was no alcohol in his bloodstream.

alkol ethyl alcohol

Spektrometre etil alkol ve metanol izleri olduğunu gösteriyor.

Spectrometer says traces of ethyl alcohol and methanol.

Nitroselüloz, etil alkol

Nitrocellulose, ethyl alcohol

Aslında, etil alkol sinir hücrelerindeki elektriksel kondüksiyonda hormon hareketlerini sağlayan reseptörlerde ve sinir taşıyıcılarında gama-aminobütirik asit gibi kısıtlayıcı etki yapar.

Actually, ethyl alcohol inhibits electrical conduction in the nerve cells and stimulates reuptake receptors of inhibitory neurotransmitters like gamma-aminobutyric acid.

alkol spirit, spirits

Bira, alkol ve İncil.

Beer, spirits, and a Bible.

Rafine edilmiş alkol içince bazen kusuyorum.

Refined spirits will sometimes convulse me.

Yarı şarap, yarı metil alkol.

Half vino, half metholated spirits.

alkol denatured alcohol

Denatüre alkol, kimyasal dengeleyiciler

Denatured alcohol, chemical stabilizers