alkolikti

Ama o bir alkolikti.

But he's an alcoholic.

Hayır, benim babam bir alkolikti.

No. My father was an alcoholic.

Ben danışmanım, o bir alkolikti. çok üzücü.

I'm a counsellor, he was an alcoholic. Very sad.

Evet, sarhoşlar canavar gibidir fakat bizim canavarımız hasta, acı çeken bir alkolikti.

Yes, drunks are monstrous, but our monster was a sick, suffering alcoholic.

Bay Bauer iyileşmekte olan bir alkolikti.

Mr. Bauer was a recovering alcoholic.

Büyükbabam Johannes inanılmaz bir alkolikti.

Grandfather Johannes, a formidable drinker.

Verlaine ise deli ve alkolikti. Lorca vurulmuştu Nerval kendini bir sokak lambasına astı.

Verlaine, delirium tremens Lorca was shot Nerval hanged himself from a lamppost.

Mickey Mantle bir alkolikti.

Mickey Mantle was an alcoholic.

Henri beş para etmez bir alkolikti, ben de sarhoşlardan nefret ederim.

Henri was a worthless alcoholic, and I abhor sloppy drunks.

Belki de eski sahibi bir alkolikti.

Maybe his owner was a boozer.