Turkish-English translations for altına:

under · underneath · beneath · down · sub · other translations

altına under

Fakat şu an bu ülke saldırı altında ve yapmam gereken bir işim var ve başka seçeneğim yok.

But right now this country is under attack, and I've got a job to do, and I don't have a choice.

Yatağın altında bir şey var.

There's something under this bed.

Suyun altında bir dakika kalabilirsin, belki iki.

You hold one minute under water, maybe two.

Click to see more example sentences
altına underneath

O zırhın altında, sen hala bir kadınsın, et ve kan tıpkı ve bizim gibi.

Underneath that armor, you're still a woman, flesh and blood like the rest of us.

Bu sert kabuğun altında hâlâ bir çocuksun.

Underneath that hard shell you're still just a boy.

Ama galiba altında çok mutsuz bir kadın vardı.

But I think underneath she was very sad.

Click to see more example sentences
altına beneath

Yüzeyin altında üç tane timimiz var ve şu ana kadar hiçbir şey yok.

We've got three teams beneath the surface and so far, nothing.

Adli Tıp, cinayet silahının üzerinde, leke izlerinin altında senin parmak izlerini buldu.

Forensics found smudge marks beneath your fingerprints on the murder weapon.

Ve onun altında bir takım araçlar gördü, bazı kanatlar gördü,

And beneath it, he saw some vehicles, he saw some wings,

Click to see more example sentences
altına down

Sakin ol, her şey kontrol altında.

Calm down! Everything is under control.

Onu alt edin, ama dikkatli olun.

Take him down, but be careful.

Binanın altına kaçtı ve ortadan kayboldu.

He ran down the building and disappeared.

Click to see more example sentences
altına sub

Ve yazmak istiyoruz Ali öldürme kredi. .. . Bizim alt gidiyor Müfettiş Mohit Kaya.

And ask to write that the credit of killing Ali... .goes to our sub inspector Mohit Kumar.

Bu sadece bir alt-şehir efsanesi.

That's just a sub-urban legend.

Alt devre levhası sizde mi?

You have the sub-circuit board?

Click to see more example sentences