altında

Fakat şu an bu ülke saldırı altında ve yapmam gereken bir işim var ve başka seçeneğim yok.

But right now this country is under attack, and I've got a job to do, and I don't have a choice.

PekâlPekâlâ, millet merak edecek bir şey yok ve her şey kontrol altında.

All right, people, You have nothing to worry about, and everything is under control.

Tanrım, yatağın altında bir şey var. Çok büyük ve saçları var. Gerçekten çok korkunç.

Oh my god, there's something under the bed, it's really big, and it's got hair, it's really scary.

Bayanlar ve baylar, lütfen, her şey kontrol altında.

Ladies and gentlemen, please, all is under control.

İki gün içinde onu üç kere gördüm. Bunu da arabamın altında buldum.

I've seen him three times in two days, and I found this under my car.

Hayır, hayır, başka bir şey görüyorum Su altında daha büyük bir şey.

No, no, no, I'm seeing something else something bigger under the water.

Yardım etmek istediğini biliyorum, ama inan bana, her şey kontrol altında.

I know you want to help, but trust me, Everyone has this under control.

Sanırım şimdi her şey kontrol altında.

I think everything is under control now.

Sakin ol, her şey kontrol altında.

Calm down! Everything is under control.

Mükemmel bir çıkardın ve her şey kontrol altında.

You've done a wonderful job and it's all under control.