Turkish-English translations for alt etmek:

beat · outsmart · overpower · best · conquer · to defeat · stymie · other translations

alt etmek beat

Ve sen bir bakıma beni alt ettin ve ben bir bakıma geleneksel adam oldum.

And then you kinda beat me to it and I'm kinda of a traditional guy.

Sence beni alt edebilir misin?

You think you can beat me?

Alt etmek zor olacak.

It'll be tough to beat.

Click to see more example sentences
alt etmek outsmart

Bizi alt ettiler patron ama merak etmeyin onları bulacağız.

They outsmarted us, boss. But don't worry, we'll get them back.

Düşün. Onları alt et, ama asla küçümseme.

Think, outsmart them, but never underestimate them.

Onları alt et, ama asla küçümseme.

Outsmart them, but never underestimate them.

Click to see more example sentences
alt etmek overpower

Önce onu alt etmeliyiz.

We must overpower him first.

Beni alt etti.

He overpowered me.

Fiziksel olarak asla gücümü alt edemezsin.

You will never physically overpower me.

Click to see more example sentences
alt etmek best

Bir yıl önce bugün, aptal şansınla ya da üstün yeteneklerinle beni alt etmiştin.

One year ago today, whether by dumb luck or uncompromising skill, you bested me.

Geometrik olarak en iyi altın dikdörtgenle temsil edilir.

Best represented geometrically as the golden rectangle.

En iyi savaşçını alt ettik!

We've bested your finest warrior.

alt etmek conquer

Ben Ben onları alt ediyorum.

I'm I'm conquering them.

alt etmek to defeat

Her görev, bizi Goodchild rejimini alt etmeye daha da yaklaştırıyor.

Each mission brings us closer to defeating the Goodchild regime.

alt etmek stymie

Hayır, bence kapı kolu seni alt etti.

No, I think a doorknob has you stymied.