Turkish-English translations for amaçlı:

purposeful, purpose · aimed, aim, aiming · for the purpose · motivated · intended · malware · oriented · other translations

amaçlı purposeful, purpose

O sana bir amaç veriyordu, ama hâlâ paran var ve bu da bir amaç.

It gave you purpose, but you still have money, and this is a purpose.

Yeni bir amaç ver onlara.

Give them a new purpose.

Bana yeni bir amaç, yeni bir güç verdiniz.

You have given me new purpose, new power.

Click to see more example sentences
amaçlı aimed, aim, aiming

Sence gerçek amacı havai fişek çalmak mı?

You think stealing fireworks is his real aim?

Amacım tam olarak bu değildi.

That wasn't exactly my aim.

Hayır, efendim, o benim amacım.

No, sir. I aim to please.

Click to see more example sentences
amaçlı for the purpose

Todd gibi biri için de para ve uyuşturucu bu amaca hizmet eder.

For someone like Todd, money and drugs serve the same purpose.

Ölüm evi sadece bir amaç için inşa edilmiştir.

The Death House was built for one purpose.

Koca Balık, seni yüksek bir amaç için seçti.

The great fish has chosen you for a higher purpose.

Click to see more example sentences
amaçlı motivated

Seri katillerin amacı, öfke, intikam arzusu, her neyse, neredeyse daima soyutlanmıştır.

A serial killer's motives, anger, desire for revenge, whatever, are almost always profoundly abstracted.

Burada iki amaçları olabilir.

There's only two motives here.

Ne cüretle benim amaçları sorgularsın?

How dare you question my motives?

Click to see more example sentences
amaçlı intended

Bay Edwards, amacım Fletcher Christian'ı geri götürmek.

Mr. Edwards, I intend to bring back Fletcher Christian.

Bak, amacım bu değildi.

Look, I didn't intend this.

Merak etme, amacım da bu.

Don't worry, I intend to.

Click to see more example sentences
amaçlı malware

Stuxnet ve Flame gibi kötü amaçlı yazılımlar üretmek.

They're developing weaponized malware like Stuxnet and Flame.

amaçlı oriented

O çok başarılı biri ve hala bir amacı var, hala kendini yoğunlaştırabiliyor.

He's already achieved so much and yet he's still goal-oriented and still focused.