Turkish-English translations for amaçsız:

purpose · object · aimless · pointless · without cause · other translations

amaçsız purpose

O sana bir amaç veriyordu, ama hâlâ paran var ve bu da bir amaç.

It gave you purpose, but you still have money, and this is a purpose.

Yeni bir amaç ver onlara.

Give them a new purpose.

Bana yeni bir amaç, yeni bir güç verdiniz.

You have given me new purpose, new power.

Click to see more example sentences
amaçsız object

İşlevsel tek bir amaç var, o da bu kadını yakalamak.

There is only one operational objective to capture this woman.

Şimdi tek bir amacım vardı.

Now I had only one objective.:

Kavrama fonksiyonları, biyokimyasal fonksiyonlar ve görev amacı.

Cognitive functions, biochemical functions, and mission objective.

Click to see more example sentences
amaçsız aimless

Susan, koridorda amaçsızca dolaşan ve seni arayan bir adam buldum.

Susan, I found a man wandering aimlessly in the hallway looking for you.

Bu gün hala amaçsızca yürüyorum. Hanımefendimize yardım et!

today, i'm still walking aimlessly help our lady!

Bu gün hala amaçsızca yürüyorum.

Today, I'm still walking aimlessly

Click to see more example sentences
amaçsız pointless

Hadi tamamen amaçsız, tamamen çılgınca bir şey yapalım.

Let's do something pointless, something totally crazy.

Bu bu sadece sadece kendi amaçsız hastalıklı meraklarını tatmin etmek için.

It it's just that just to satisfy their morbid pointless curiosity.

Kol, orijinal vampir, Jeremy Gilbert tarafından amaçsızca öldürüldü.

Kol, original vampire, murdered pointlessly by Jeremy Gilbert.

Click to see more example sentences
amaçsız without cause

Amacı olmayan bir adam.

Man without a cause.